29 Ekim Özel — Cumhuriyet’in 103. yılında, Türkiye’yi fotoğraflarla dünyaya tanıtan Othmar Pferschy’nin çalışmalarına dönüyoruz. 1936 tarihli Fotoğrafla Türkiye albümü bu yıl 90 yaşında. Albüm, bir ülkenin değişimini tek bir simgeye sığdırmadan şehir, okul, üretim ve gündelik hayat üzerinden anlatmanın fotoğraf tarihimizdeki önemli örneklerinden biri.
Bugün bir ülkeyi anlatmak için binlerce görüntüye anında ulaşabiliyoruz. Othmar’ın döneminde ise fotoğrafın seçilmesi, basılması ve başka ülkelerdeki okura ulaşması başlı başına bir yayıncılık çalışmasıydı. Bu nedenle arşive yalnızca tek tek güzel kareler olarak değil, birlikte bir anlatı kuran görüntüler bütünü olarak bakmak gerekiyor.
İstanbul’dan Anadolu’ya uzanan bir çalışma
Engin Özendes’in İFSAK’ta yayımlanan anlatısına göre Avusturyalı fotoğrafçı Othmar Pferschy, 1926’da İstanbul’a geldi. Jean Weinberg’in yanında çalıştıktan sonra 1931’de Beyoğlu’nda kendi stüdyosunu açtı. İstanbul Modern’in arşiv kaydı, 1935–1940 arasında Vedat Nedim Tör’ün yönettiği Matbuat Umum Müdürlüğü için çalıştığını belirtiyor.
Bu dönemde ürettiği görüntüler, Cumhuriyet’in kendisini dünyaya anlatmak için kullandığı görsel repertuvarın parçaları oldu. Kentler ve yapılar kadar eğitim, emek ve spor da bu anlatının içindeydi. Fotoğrafları Fotoğrafla Türkiye albümünün yanı sıra La Turquie Kemaliste dergisinde ve çeşitli tanıtım yayınlarında dolaşıma girdi.
90 yıllık albüm, dört dilde Türkiye
Türk Tarih Kurumu ve ABD Kongre Kütüphanesi katalogları, Fotoğrafla Türkiye’nin 1936’da Matbuat Umum Müdürlüğü tarafından yayımlandığını doğruluyor. Münih’te F. Bruckmann tarafından basılan 25 × 34 santimetrelik yayında 154 levha bulunuyor; açıklamalar Türkçe, Fransızca, İngilizce ve Almanca sunuluyor.
Kongre Kütüphanesi’nin içerik özeti, albümün kapsamını somutlaştırıyor: Ankara’nın kamu yapıları ve İstanbul’un tarihî mekânları; Kütahya’da seramik üretimi, Eskişehir’de lokomotif onarımı, Kayseri’de tekstil ve Isparta’da gül yağı üretimi aynı yayında yer alıyor. Eğitim ve spor görüntüleri de bu geniş ülke portresini tamamlıyor.
OFFOCUS’un fotoğraf okuması: Bir albümün gücü yalnızca en etkileyici karesinde değildir. Görüntülerin sıralanışı, ölçekleri ve yan yana gelişleri de izleyicinin ne gördüğünü belirler. Bir fabrika görüntüsünden sınıfa, oradan kent manzarasına geçmek; farklı mekânlar arasında ortak bir zaman duygusu kurar. Bugünün fotoğraf kitabı ya da belgesel projesi için de geçerli olan bu kurgu sorusu, Othmar arşivini yeniden okumaya değer kılıyor.
Bir sınıf fotoğrafının anlattıkları
Othmar Pferschy — Ticaret Lisesi, Ankara, 1936. İstanbul Modern Sanat Müzesi Fotoğraf Koleksiyonu.
Bu haberdeki kapak fotoğrafı, İstanbul Modern koleksiyonunda “Ticaret Lisesi, Ankara, 1936” künyesiyle yer alıyor. Othmar’ın karesinde öğrenciler daktilolarının başında çalışıyor; sıralar ve makineler, görüntü boyunca tekrar eden bir düzen oluşturuyor.
Kadrajın yukarıdan bakışı, tek bir öğrenciyi öne çıkarmak yerine sınıfın bütününü görmemizi sağlıyor. Ön plandaki çalışma yüzeylerinden arka sıralara uzanan çizgiler, bakışı görüntünün içinde gezdiriyor. Bu, fotoğrafta biçim ile konunun birbirini nasıl güçlendirebildiğine dair somut bir örnek: Eğitimin gündelik pratiği, insanların elleri, araçları ve mekân içindeki yerleri üzerinden okunuyor.
Kapak ve sınıf görseli: Othmar Pferschy, Ticaret Lisesi, Ankara, 1936. Kaynak: İstanbul Modern Sanat Müzesi Fotoğraf Koleksiyonu / Ankara’dan Yükselen Işık sergi arşivi.
Kent, üretim ve yaşam: Othmar’dan altı kare
Othmar Pferschy — Sıhhat Enstitüsü, Ankara. Aktarım: Işık Sezer, Aydın Sanat 7(13), 2021, s. 69, Resim 2.
İstanbul Modern’de 2006 tarihli Cumhuriyet’in Işığında: Othmar Pferschy Fotoğrafları sergisinden görünüm. Kaynak: İstanbul Modern sergi arşivi.
Özendes, fotoğrafçının kızı Astrid von Schell’in 2005’te İstanbul Modern’e bağışladığı arşivde 1.714 negatif ve 1.293 fotoğraf baskısı bulunduğunu aktarıyor. Bu mirasın sergi ve araştırmalarla yeniden görünür olması, fotoğrafın çekildikten sonraki hayatının da en az üretim anı kadar önemli olduğunu hatırlatıyor.
İstanbul Modern’de 1 Şubat–21 Mayıs 2006 tarihlerinde düzenlenen “Cumhuriyet’in Işığında: Othmar Pferschy Fotoğrafları” sergisi, bu arşivden bir seçkiyi izleyiciyle buluşturmuştu. Haberde kullanılan sergi salonu görüntüsü bu geçmiş serginin arşiv kaydından alınmıştır.
Bir fotoğrafın gelecek kuşaklara ulaşması için negatifin veya dosyanın korunması kadar, künye ve bağlamın da korunması gerekiyor. Çeken kişinin adı, yer, tarih ve yayın geçmişi kaybolduğunda görüntü kalıyor; fakat onu doğru okuma imkânımız daralıyor. 29 Ekim’de Othmar’ı hatırlamak, Cumhuriyet’in görsel hafızasını oluşturan emeği ve bu hafızayı yaşatan arşiv çalışmalarını birlikte hatırlamak demek.
Cumhuriyet’i kuranları ve bu dönemi fotoğraflarıyla geleceğe taşıyanları saygıyla anıyoruz. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun. 🇹🇷